Tuz

Tuz

tuz

tuz

Kanımızda litre başına 7 gram tuz vardır. Tuz insan yaşamında besbelli büyük bir önem taşımış olmalı ki, ona sahip olabilmek için ülkeler birbirlerine savaş bile açmışlardır. Toprak altında yaşayan hayvanlarla karşılaştırıldığında, çayırda tuzlu besin bulabilen hayvanların bedeni, hastalığa karşı daha dayanıklı, tüyleri daha parlaktır.

 

Tuzun zihne duruluk, keskinlik açıklık, uyanıklık verdiği bilinir. Ancak Paracelcus’ un dediği gibi, Bir madenin zehir miktarını belirten yalnız dozajıdır”. Aşırı tuz da hücrelerin suyunu atmasına engel olur. Dolayısıyla birçok atıklar bedenden çıkamaz.  Bedende yer eden bu atıklar zamanla bir çok hastalıklara yol açar.

Özellikle etli ve peynirli bir beslenme uygulanıyorsa. Çünkü bu tür besinler bedenin su gereksinimini arttırır. Mutfakta kullandığımız tuz bir zehir değilse de, günde 20 – 30 gram (bir çorba kaşığı yaklaşık 15 gramdır) tuz fazla ve zararlıdır.

Yerine göre günde 5 gram Tuz bile zararlı sonuçlar verebilir. Tuz migren, diş etleri şişmesi, mide bağırsak iltihabı, basur gibi hastalıklara zemin hazırlar. Kalp, karaciğer, böbrek rahatsızlıklarında tuzsuz besin yemek şarttır. Öte yandan kusma halinde, ishalde, aşırı terlemede v.b. tuz yemek gerekir. Uzun süre uygulanan tamamen tuzsuz yiyecekler bile zararlı sonuçlar verebilir.

 

Ancak tuzdan tuza da fark vardır. İnsana yararlı olan rafine edilmemiş tuz deniz tuzudur. Deniz tuzunun kimyasal bileşimi insan kanındaki tuza çok benzer. İnsan kanında bulunan değerli madensel elementler deniz tuzunda da bulunur. Tuz rafine edilince bu özellikleri kaybeder. Deniz tuzunun rengi kum rengini andırır. Taneleri kaba ve iridir. (dikkat edilirse satın alınan asma yapraklarının aralarında iri taneli kaba bir tuz görülür. Bu iri tuz deniz tuzudur.) Evde yapılan turşularda deniz tuzu kullanılmalıdır. Rafine edilmiş tuzla yapılan turşular kısa zamanda çürür, çabuk yenmezse dayanmaz. Deniz tuzu kullanıldığı halde turşu çürürse, sebzenin kimyasal gübreyle yetiştirilmiş olmasından kuşkulanılmalıdır.

 

Tuzun potasyumla büyük bir ilişkisi olduğu bilinir. Tuz yendiği oranda beden potasyumu kaybeder, potasyum yendiği oranda da bedeni terk eder.

 

Tuz aşağıdaki hastalıklarda sakıncalıdır.

Damar sertliği, yüksek tansiyon ve sürmenajdan ileri gelen rahatsızlıklar, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, kilo fazlalığı (bedendeki yağları eritmeden önce aşırı suyu atmak için tuzu kısıtlamalı) Ayrıca her türlü cilt hastalığında (sivilce,çıban.kaşıntı,) gebelikte, alerjide, ürtiker, egzama, saman nezlesinde ve bazı ödemlerde tuz sakıncalıdır.

 

Fareler üzerinde yapılan deneylerde, hayvanların içme suyuna tuz katılınca kısa zaman sonra sürmenaj hastalıkları baş göstermiştir. Sağlıklı fareler tuzu albümini az besin verildiğinde bu küçük hayvanlar sürmenaj hastalıklarına daha kolay karşı koyabilmektedirler.

 

Previous Yumurta
Next Şeker

About author

You might also like

Tahıllar 0 Comments

Burçak

Burçak (Polygonum fagopyrum) Çeşitli türleri olan burçak bir tahıl değildir. Burçakta buğdaydan çok kalsiyum olduğundan, çocuklara ve emziren annelere tavsiye edilir. Burçakta triptofan gibi önemli amino asitler vardır. Damarların koruyucusu

Neye İyi Gelir 0 Comments

Portakal (Citrus surantium)

Bu meyvenin anayurdu Doğu Asya’dır. Tüm narenciyede olduğu gibi portakalda da C vitamini boldur. Bilindiği gibi vücut bu vitamini depo edemez. Bu yüzden her gün bir miktar C vitamini alınmalıdır.

Sebzeler 0 Comments

Karnabahar

Karnabahar (Brassica oleracia) Lahananın bir çeşidi olan karnabaharın 16. yüzyılda Kıbns’tan Avrupa’ya geldiği bilinir. Küçük çiçek demetlerini andıran bu sebzenin kendisine özgü bir çeşnisi varsa da, lahanadaki şifalı özelliklerden yoksundur.

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply